6 Eylül 2011 Salı

eski blog yazım

28 Ağustos 2009 Cuma


''Bir parça beyaz kağıt, Tanrı'nın bize Tanrı olmanın ne kadar zor olduğunu anlatma yoludur.''

Sidney Sheldon

Herşeyi ikiye ayırabiliriz bu hayatta, mesela insanları..heteroseksüeller ve eşcinseller,siyahlar ve beyazlar, kadınlar ve erkekler, gençler ve yaşlılar, üretenler ve tüketenler, açıklar ve kapalılar..ama insan insandır işte..

herkesin birer hikayesi vardır.ne güzel ki hepimizin de birbirine benzeyen, bazen dirsek teması sağlayan, bazen hepsinden eşsiz hayat hikayeleri var..

yazarlar karakterlerini oluştururken onları en ince ayrıntılarına kadar tasarlarlar..eğer bir roman kahramanı olsaydım, hakkımda ki notlar büyük ihtimalle şöyle olurdu diye tahmin ediyorum.

1. bir dünya vatandaşı.
2. biriyle muhabbet ederken çoğunlukla gülümser.
3. onun için çilekli olan herşey önceliklidir!
4. kedi, köpek, bukalemun ne bulursa beslemiştir. hatta çocukken bahçeden topladığı böcekleri eve getirip annesini deli ederdi.
5. taksimin ortasında elindeki mısırı avuçlayarak tanelere ayırıp, serçe ve güvercinleri besleyecek kadar rahattır. herkes ona ve sevgili arkadaşına uzaylı görmüş gibi baksa da.. ki emin olun öyleyiz..
6. sevgilisiyle en çok birlikte bisiklete binip dolaşmak ister.bir de uyumayı..
7. kendini bildi bileli mühendis olmak istemiştir.
8. saatlerce konuşmadan bir resim üzerinde çalışacak kadar sabırlı, bankada numara beklerken bunalıma girebilecek kadar sabırsızdır.
9. çocukken evde yürümek yerine heryere takla atarak giderdi.masadan düşüp burnunu kırınca yükseklik merakından da vazgeçti.
10. Okula gitmek için sabah evden çıkarken Sünger Bob gibi ' I'm ready for motion, I'm ready for motion.' diye şarkı söyler.
11. Kendini bildi bileli ellerine birşeyler çiziyor. özellikle yıldızlar en kuyruklusundan..
12. Öpüşmek onun için birini tanımanın en güzel yollarından biridir ve birini tanımayı çok sever.
13. Müzik olmadan kolay kolay uyuyamaz. hatta uyurken müzik kesilirse uyandığı görülmüştür.
14. Yanında kim olursa olsun uyurken enazından koluna sarılır.
15. Anime izlemeyi çok sever. bolca kendisi de çizmekte.

16. Birine bağlanmaktan çok korkar. başına bela aldığını düşünür hep.
17. 'Seni hep seveceğim.' lafı çoktan bayatlamış olup, duyduğunda kendisini gülme alır. güldüğü karşısındakinin büyük ihtimâl farketmeden yalan söylediğidir.

18. Bilim, havacılık, edebiyat ve Kaos GL dergilerinden hoşlanır.
19. Mühendis olunca kendine bir resim atölyesi açacaktır.
20. Giriş bölümünde insanları ikiye ayırırken; 'hatta cart diye bacaklarından bile ayrılırlar.' yazmayı aklından geçirip kendi kendine gülmüştür.
21. Sevdiği insanların birkaçı ondan uzakta olduğu için özlem duygusu ile başa çıkmayı öğrenmiştir.ama yine de çok özlüyor işte..
22. Kütüphaneleri eviymiş gibi çok sever. kendisi de bir kütüphane oluşturup çoluk çocuğunun okuma ihtiyacını karşılamak istiyor.
23. Bulunabilecek en iyi ev arkadaşlarından biridir.(ben değil kendileri söylüyor :).)
24. Hayatında iki kere aşık olmuş.ağzının payını da büyük ölçüde almıştır.
25. Ufaklığından beri çizdiği resimler tarihleriyle saklanmaktadır. arada bazılarına açıp bakıp güler.
26. Fizik onun en sevdiği derstir.
27. Bir kızla evlenebileceği gibi, bir erkekle de evlenebilir.aslında bunu daha çok istiyor.
28. Küçüklüğünde pek arkadaşı yoktu, evde olduğunda ansiklopedileri okurdu.ve çoğunu da okuyup bitirmiştir.
28. Tanıştığı insanların ona aktif ya da pasif mi olduğu sorusu onu duruma göre kızdırabilir.sanki koynuna alacaklar hemen..
29. Çok fazla çalmayı beceremese de çocukluğundan beri mızıkaları çok sever.okulda ağzında mızıka ile görebilirsiniz.
30. Sevdiklerini öpmeyi, ısırmayı, gıdıklamayı ve biraz da canlarını yakmayı çok seviyor... :)

geçmişe dönüp baktığımda görüyorum ki çok hareketli bir çocukmuşum.
çok gülmüşüm, çokta ağlamışım.. herkesi sevemesem de nefreti içimde barındıramamışım..ve sanırım sadece pişmanlığı omuzlarımda taşıyamamışım..

5 yorum :

bert yağmr dedi ki...

Portekizde bir cafede duvarda asılıdır :
" bir senenin değerini anlamak için , sınıfta kalmış bir öğrenciye sor. Bir ayın değerini anlamak için , sekiz aylık bir bebek doğuran anneye sor. Bir saatin değerini anlamak için, kavuşmayı bekleyen sevgililiere sor, Bir dakikanın değerini anlamak için treni kaçıran yolcuya sor . Bir saniyenin değerini anlamak için , bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor . Bir saniyenin yüzde birinin değerini anlamk için , olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan koşucuya sor .

her anını değerlendir ,hayatını paylaş , zamanına ortak edebileceğin paydalar bul.. unutma zaman kaçıyor , geçmiş tarih , gelecek gizemli şu an ise sana verilen bir armağan .:)... o açıdan insanlar hiçbirşeyi ertelememeli , olabildiğince keyif alarak yaşamalıdır.. Hayatta anlam güzel :)

sen bu derste başarılı olmuşsun kanımca ...

Dr.eamer dedi ki...

LOST'daki 4-8-15-16-23-42..diye giden saçma rakamlar ne kadar saçmaysa benim için de yazdığın şu maddeler o kadar anlamlı 1,2,6,13,16,17,21,22,23,24(şiddetle) ve bazen 29

hadi beni de yaz Haplo :)

Haplo dedi ki...

@bert yağmr
yazdığın şeyi çok beğendim.. derste başarılı olup olmadığım hala meçhul dönem sonu göreceğim, aman ben dersi tekrarlamak istemiyorum.. :) yeniden doğuş döngüsünü kırmak isteyen Buddhist bakış açısı oldu bu..

@Dr.eamer
söylediğin rakamlara baktım. güzel seçimler :) ama seni yazmam için daha çooook yazını okumam lazım.:)

bert yağmr dedi ki...

bir zamanlar Zen'in yan pırocesiymişiz baro'lara göre ; aynı zamanda bir tarzın performiri ::) ödevleri aksatmamak da fayda var ..

Ayrıca, yaşlı yahudiler acıya karşı tavır geliştirerek hayatlarının anlamlarını bulmuşlar .. hayatta kalmışlar..

Hayatta an ve an anlam bulmak çok keyifli olsa gerek ... dersler bitmez ::)

Haplo dedi ki...

"Çileci yaşam yerine, ne nefsin her isteğine boyun eğen, ne de vücudu yıpratacak kadar mahrum bırakan ve Orta Yol olarak tanınan bir yaşam şekli.." hmmm... :))