Kayıtlar

Kasım, 2012 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
bu ara resim çizmeye vakit bulamadığıma üzülüyorum.. :( geçen gün yatmadan bir şeyler çizmek istedim ve alttaki sayfayı karalamaya başladım. bir kaç dakika sonra ise günün yorgunluğu ile uyumuştum..

Resim
Bireylerin hemcinsleri ile evlenebilmesi için adım atan ülkeler arasına girdi Fransa da. Parlementodan geçerse tamamen yasallaşacakmış. Az önce gördüm Facebook'ta AllOut'ın paylaştığı bu resmi ve davetiyeyi.. Fransızcam olmasa da fotoğraftaki kompozisyon çok açık.. kelimeler de çok tahmin edilebilir.
Kilisenin ve sağ partilerin "kutsal" ittifakına karşı sosyalist partinin çabası ile bu kadar adım atılabilmiş. Siyasetçilerin konuşmasını anlıyorum da biraz, dinle ilgili kurumları anlayamıyorum. yasaları kilise koymuyor bu ülkelerde.. 
bir de şöyle bir video var bugün karşılaştığım:

Resim
"ikimiz de aynı fikirdeyiz sanırım: En değerli hediye kitaptır.   Çok değerli arkadaşım Haplo;    Birlikte nice yıllara...."   
diye yazıyor bir kitabımın başında.. kendisine sürekli genç diye hitap ettiğim blogger Serkan ne kadar da ince düşünceli..

Saatler kitabını okusun diye verdiğim canım arkadaşım Güneş, kitabın başına şöyle not düşmüştü bir alıntı yaparak:

"Bazen tüm çabalarına rağmen hayat sana limon verir; bu olduğunda iki seçeneğin vardır, ya yüzünü ekşitirsin ya da limonata yaparsın.."

güncellediğim durumumda "no this no that no nothing..." diye yazarken sözlerimi tam beklediğim gibi " ... i like fucking" diye tamamlayan bir kız kendisi.. alışılmışın dışında..

böyle sayabileceğim bir çok yakınım,dostum ve kardeşim var.. 

ve en tatlı taraflarından biri de hepsinin kitabın iyi bir hediye olduğu konusundaki hemfikirleri..

Resim
dün sabah balkondan yakaladığım bir görüntüyü paylaşmak istedim.. ailecek gökuşağını seviyoruz :) şehrin içinde bir çok şeye kavuştuğumuz gibi bir çok şeyden de uzak kalıyoruz. bunlardan biri de bu tarz manzaralar olsa gerek.. bu görüntü de bu sabah yakaladığım bir kare, gökkuşağının olduğu yerin biraz sağında çekilmiş.. yorgun değilsem sabahın köründe uyanmayı sevindiğimi yazmıştım. her sabah 5'te çalan bir alarmım var (birlikteyken sevgilime kafayı yediriyor, tam yorgun argın uyumuş oluyoruz hoopp çalmaya başlıyor. ardından da ühüü ühüü diye bir ses kendisinden. :) ), bu sabahta o alarmla uyanınca bu manzarayı kaçırmamış oldum..  güne daha bir mutlu başlarken, sandalyesini biraz hareket ettirerek ardı ardına gündoğumunu izleyen Küçük Prens geldi aklıma..
Resim
şu günler de partnerimle çok görüşemiyoruz, çünkü ben tezimle kafayı bozmuşken o da  kendi işleri ile çok meşgul. oyunlarının sahnelenmesine çok az kaldı, bu yüzden provalardı sahne ayarlanmasıydı, müziklerdi falan derken doğru düzgün uyuyamıyor bile.

diğer yandan iki akşam önce eve çıkacağım arkadaşımla buluştum. zaten evlerimizin arası 5 dakika sürüyor :) yazışırken öğrendim ki evde depresif depresif oturup şarap içiyor, dedim çabuk hava almaya çıkıyoruz. buluştuğumuzda saat 9'u geçtiğinden sokakta pek kimse yoktu ve sağanak bir yağmurun altında ıslanıyorduk. kafası fazlaca güzel olduğundan beni sokak ortasında öpmek istedi, ehh tabi ben de bir kafeye sokup kahve içirip ayılttım. ev bakma olayını hızlandırmaya karar verdik.. şu ara derdi biraz sevgili durumları tabi, eski sevgilisi yanımdayken bile mesaj attı.. o da adam gibi biri ile tanışamamaktan şikayetçi.. grindr'dan da çıkmıyor halbuki :P ben şu "aşk arıyorum" durumunu çözemiyorum, aranarak kendini yormaktan…
Resim
şu an bunu gördüğüme çok sevindim..
Resim
aynen benim de böyle uyuyasım var demiş miydim? boynunla kulağının birleştiği yere burnumu dayayıp..
Resim
Dünkü blog yazarları buluşması aynen yukarıdaki fotoğraftaki gibiydi işte. nasıl desem, cidden bir rahat nefes alıp muhabbet kuruyorsunuz.

bu seferde gelenek değişmedi, gelenlerin çoğunu tanımıyordum ve fark ettim ki hepsi birbirinden iyi insanlar. tabi biz biraz geç kaldık operadakikazu ile.. onu metro çıkışında beklerken, aklımdan onu bir kurt ya da "bear" kaptığı ile ilgili düşünceler de geçmedi değil. ve kazuyu takım elbisesiz görmek benim için bir ilkti. hep menatplay modundaydık şimdiye dek. :) gelmesine çok sevindim.

Anlatsam bi bok olmaz! ne desem çok özlemişim kendisini. ne zaman saat 4te baksam facebook'ta çevrimiçi olduğundan sözlü bildirimlerimi pratiğe döktüm biraz. hepsi özlediğimdendi cidden, sarılıp durdum.

Patrick cidden uğraştı bu buluşma için. son gördüğümden beri çok değişmiş buldum onu. sakallar çok yakışmış. neredeyse hep ayrı oturduk gibi oldu, bir ara yanlarına doğru kaçabildim. kendisine ve Sarıya fal sözüm var, unutmam. bir de Grindr'la duygu…
Resim
bu aralar çalışmayı abarttım sanki, yine de pişman değilim tabi :)) bugün sevgili arkadaşımla nargile keyfi yaptık Taksim'de, ve beyaz şarap eşliğinde.. biz muhabbet ederken hızlı bir yağmur başladı, tabi güne başladığımızda hava sıcak olduğundan yanıma mont almamıştım.. iyi ki şemsiyem varmış. günü ağzımda çilek tadı ile tamamladım.

yarın bloggerlar buluşuyoruz, arada böyle toplanmamız çok hoşuma gidiyor. en güzeliyse son sefer toplandığımızda tanıştığım kişileri Onur Haftası yürüyüşünde de görmemdi.. cidden önümüzdeki yürüyüşe kimler gideceğiz?? :))

yoldayken partnerim telefonla aradı, anlattıklarından anlıyorum ki tiyatro kolay iş değil.. yine de insanın sesi bu kadar mı iyi gelir birine, telefon açıp bana gazete falan bile okusa iyi gelecek o derece.. :)

bu filmi izlediniz mi: