Kayıtlar

kimlik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor
Resim
merhaba herkese, bu seneki Onur Yürüyüşü'nden bahsetmeden geçmemek istedim. Umarım hepiniz katılabildiniz.. yine çok kalabalık ve aynı zamanda eğlenceli bir yürüyüştü.. ancak polisin İstiklal'in girişini kapayarak, yine "tarih" yazdığını yaşadık, gördük.. o yüzden her sene bayrağı açtığımız yerde bulunamadık. onun yerine yürüyüş başladığında bir organizasyon eksikliği göze çarptı.. Unutmayalım ki, Stonewall ayaklanmalarının yıl dönümünü de kutluyoruz..  "Görev kıyafeti içinde karnı üzerinde yatmış bir polis ve üzerinde bacaklarını ayırmış bir drag queen vardı. Ayakkabısı ile, ya da yüksek topuklusu mu bilmiyorum ama ölümüne dövüyordu, ama eşşek sudan gelinceye kadar dövüyordu. Histerik bir şeydi." "o gece çok kafa kırıldı, birçok insan yaralandı. Ama - hepsi daha fazlası için geri geldi.. ve daha fazlası. İşte o zaman bizi hiçbir şeyin durduramayacağını söyleyebilirdiniz, ya da gelecekte hiçbir zaman." Önemli olan bir şey var, b...
www.allout.org/russia_silenced "..In 48 hours, political leaders in Russia will vote on a law that makes speaking out as a gay, lesbian or trans person ILLEGAL...." bu siteye bir göz atıp mümkünse bir imza bırakmanızı dilerim. iyi haftalar..
merhaba blog, hocalar daha ödev teslim etmeden yeni ödev yüklediklerinden şuara ders çalışmaktan başka bir sosyal aktivitede bulunamıyorum. sene sonuna kadar da böyle gidecek gibi gözüküyor. haftasonu hem havadan hem de sürekli oturup çalışmaktan hafif depresif bir havadaydım. enazından Avrasya Maratonu'na gitmek istiyordum! herneyse, dün gece yine o'nda kaldım. ve baya bir güzel geçti.. kapıdan girer girmez kucaklaştık ve her yanını öptüm yüzünün ve boynunun. kendisi benden baya bir fit, daha doğrusu kaslı olduğundan sporu biraz daha sıklaştırmam lazım açıkçası.. ama gayet iyi yolda gidiyorum. ayrıca The Reader filmini izledik birlikte, filmi çok beğendim. ve müzikleri hala kulaklarımda.. blog'un müzik listesini değiştirdiğimde eklerim. gazetedeki şu haberden bahsedip "nefret suçları" hakkında biraz sohbet ettik ayrıca: http://cumhuriyet.com.tr/?hn=284582&kw='%DEiven+bozuk%2C+Yahudi+misin%2C+Ermeni+mi%3F' şimdi makarna ve çorba pişiriyorum bir yandan,...
" Haplo dedi ki... Slutwalks hakkında bloguma birşeyler yazmak istiyordum ama uzun süredir günlük harici bir şey yazmadığımı farkettim. Slutwalks bence çok önemli bir hareket.benim çokça ilgimi çeken kısmıysa Hindistan'da olan yürüyüş. sanırım 100 kişiye yakın katılımcı olmuş ve ülkenin nüfusuna oranla çok düşük. ve kadınlara yönelik cinsel istismar ve şiddet oranının eskiye oranla giderek yükseldiği rapor edilmiş.en hızlı artış gösteren suçmuş. ve hatta kadın yazarlarından biri kendini "slut" olarak tanımlamaktansa önce lanetlenmeyi tercih ettiğini söylemiş. bu gibi toplumlarda kadının bedeni, kendine özel varlığı olarak kabul edilmektense, daha çok aileye ait kabul ediliyor. o yüzden kadınların tam birey olarak görülmesi söz konusu değil ne yazık ki. ancak erkekleri de bir "fethedici" olarak nitelendiriyorlar, kadın bedenini işgal ediyor sanki. kadın istese de istemese de çocuk doğurmak, kocası istiyorsa seks yapmak zorunda. bence bu kadınlara yapıldığı ...

eski blog yazım

28 Ağustos 2009 Cuma ''Bir parça beyaz kağıt, Tanrı'nın bize Tanrı olmanın ne kadar zor olduğunu anlatma yoludur.'' Sidney Sheldon Herşeyi ikiye ayırabiliriz bu hayatta, mesela insanları..heteroseksüeller ve eşcinseller,siyahlar ve beyazlar, kadınlar ve erkekler, gençler ve yaşlılar, üretenler ve tüketenler, açıklar ve kapalılar..ama insan insandır işte.. herkesin birer hikayesi vardır.ne güzel ki hepimizin de birbirine benzeyen, bazen dirsek teması sağlayan, bazen hepsinden eşsiz hayat hikayeleri var.. yazarlar karakterlerini oluştururken onları en ince ayrıntılarına kadar tasarlarlar..eğer bir roman kahramanı olsaydım, hakkımda ki notlar büyük ihtimalle şöyle olurdu diye tahmin ediyorum. 1. bir dünya vatandaşı. 2. biriyle muhabbet ederken çoğunlukla gülümser. 3. onun için çilekli olan herşey önceliklidir! 4. kedi, köpek, bukalemun ne bulursa beslemiştir. hatta çocukken bahçeden topladığı böcekleri eve getirip annesini deli ederdi. 5. taksimin ortasında elindeki mı...
Resim
''Ben nasıl yargılamıyorsam sizi... Belki de bilseydim hikayelerinizi yapardım bunu... Bilseydim bütün aşkınız bitmiş olduğu hâlde, içinizde bir cesaret kırıntısı dahi olmadığı için terk edip gidemediğinizi... Ya da bilseydim, aşkınızdan öldüğünüz hâlde, geri geri kaçıp, sırf o anlamsız huzurun peşinden koşmak için bambaşka yollara saptığınızı... Yargılardım... Şuan çok sırası değil belki de yargılamaların, hem zaten hiçbirinizin hikayesini bilmiyorum...'' George Sand Herkes kendi kimliğini arıyor bir yerlerde, bir şeylerde. neyin neden olduğunu veya neden olacağını.. hayatımıza nasıl şekil vereceğimizi düşünüyor her birimiz.. yaşarken sürekli birşeyleri algılıyoruz ve kafamızın içinde hükümleri yapıştırıyoruz. her anı belki de yargılayarak yaşıyoruz başka yolu olmadan..bilinçli ya da bilinçsiz.. ama bunları edindiğimiz bilgiler dahilinde yapıyoruz. bazıları dogmatik olsa da, bazıları birinci elden tecrübe edilmiş olabiliyor.. ama bu yeterli mi? belki de öğrendiği...
Resim
bugünkü sanat dersimizin konusu kimlik ti. "Türkiye'de ... olmak" diye kurulan cümlelerin çoğunlukla bir soruna işaret ettiği fikrine katılmamak elde değil. Kimlik; kendin olma başkası olmama durumlarında kullanılan tanımlar olabilir. Türk Dil Kurumu'na göre; " kimlik, -ği a. 1. Toplumsal bir varlık olarak insana özgü olan belirti, nitelik ve özelliklerle, birinin belirli bir kimse olmasını sağlayan şartların bütünü: “Sanırım uzun zaman kimliğini korumak, güçlü kalabilmek için direndi.” diye açıklanmış. Genellikle bu durum ya da tanım sizin en çok ayrımcılığa uğradığınız konu ile alakalı oluyor. kafa karıştıran kısmı da bence şurada başlıyor; kimlik bizi " öteki "nden ayıran bir özellikse, aynı kimliği paylaşanlarla birlikte olmak güzel bir şey olmalı.. ancak o zaman bu kimlik özelliği sizi tanımlarken ki önemini kaybeder mi? Daha önemli bir şey varsa şudur; farklı kimliklere sahip insanların birbiri ile sağlıklı bir etkileşime sahip sosyal bir...