Cuma akşamı ev arkadaşımın doğum gününü kutladık, fakültenin lab'ında pasta kestik ders başlamadan. akşam da hep birlikte kadeh kaldırdık falan. çok hoş oldu. bizimkilerle birleşip seveceği tarzda bir trençkot aldık kendisine. baya beğendi.
ne uyuduğumdan ne yediğimden ne okuduğumdan bir şey anlıyorum.. bazı fonksiyonlarımı kapatıp, sınırlı enerjimi korumaya çalışıyorum gibi.. yazmak istediğim çok şey oluyor ama pek yazmayı beceremiyorum.
şimdi "management" klasörüme düşen takvime bakarak, projenin deadline'larını görüyorum. önümde uzun bir maraton var.. belki yarışmanın Japonya ayağına da katılabiliriz.. bunu isterim gerçekten. ailevi konuları bu hafta çözüp, yaptığım işe odaklanmam için bir silkeleneyim. bir işi tam performansımda yapmadığım sürece huzursuz olmamı engelleyemiyorum.
aklıma şu geldi LOTR'dan:
"But no living man am I! You look upon a woman. Eowyn I am, Eomund's daughter. You stand between me and my lord. Begone, if you be not deathless! For living or dark undead, I will smite you, if you touch him."
~Eowyn confronting the Witch-King of Angmar at the Battle of Plennor Fields
Yorumlar
Sence gerekli mi gerçekten?