Kayıtlar

11.Onur Haftası 2013

Resim
merhaba blog yazarı arkadaşlar :)) bu yıl da Onur haftasında bir sürü blog yazarını görmekten mutluyum. ve yazıya neresinden başlasam bilemedim. öncelikle açılış partisine giderken Bigay ve sevgilisi ile buluştuk. tabi öncesinde ben her parti öncesi yaptığım gibi 3 tane tekila shot'ı ara vermeden bünyeye alıp öyle gitmiştim.saolsun bigayler de bizi bekledi o sırada. hani sevgilisi de maşallah bigay'in tam istediği tipte biri olan, dünya tatlısı bir çocuk. yaşını öğrenince "sanırım ben amca oldum" tepkisini de verdim. :) partide tabi ABBO'yu da görmeden gitmedik.bu çocuk stajda, partide, buluşmada her yerde karşıma çıkıyor.. :)) Onur Yürüyüşü öncesi arkadaşlarım geç kalacağından ben evden önceden çıktım. Lambda'nın önündelerdi bloggerlar da. Bigayle haberleşerek koordinasyonu sağladık. :)) hepiniz iyi ki gelmişsiniz. o kadar kalabalıktık ki, arkadaşlarımı bulmak adına yazarlardan ayrıldım. daha sonra arkadaşları alıp onların yanına da götüremedim.....

Gezi Parkı ve Onur Haftası

Resim
uzun zaman oldu yazmıyorum, aslında yazacak öyle çok şey var ki.. üzerimdeki pası biraz atmam lazım.... Gezi Parkı'nda yaşadıklarımı unutamayacağım herhalde.. ben buddhist bir insanım, geçen yıl durakta beklerken görmeden ezdiğim karıncayı bile hatırlayan bir kişiliğim var.. belki de  bu yüzden bana yöneltilen şiddeti de şu anda unutabilecek bir yapım yok. bu gösteriler boyunca elime ne taş aldım, ne sopa. ahh ama çöp topladım, revirler arası malzeme taşıdım, gezici doktorlarla rahatsızlanmış insan aradım, bol bol slogan attım, parka taşıyabildiğim kadar su ve yiyecek götürdüm. çünkü inandığım bir şey vardı.. Mecidiyeköy'de polis başımızın üzerinden ses bombaları atarken, Akparti binasını taşlayanları durduranlardan biri de bendim.. ve bu ülkenin başbakanı hala camide içki içtiler diyor. bir de orada grup seks yapmışız, parkta da yapmışız.. ee başka nerede yapmışız? bu kadar akıllarını seksle bozdularsa, onlar da yapsınlar derim. dinle ilgili bu kadar çok şey yazmayı sevmiy...
Resim
Geçtiğimiz cuma akşamı bizimkilerle hep birlikte Tütün Deposundaydık. Esmeray "Bizim Atölye" oyunu ile sahnedeydi, ve Pınar Selek ile nasıl tanıştığını, her birinin belki de her birimizin hayatlarını nasıl etkilediğini çok güzel anlattı.. anlatmadı sadece aynı zamanda bizlere de yaşattı. Anlattığı bazı anılar güldürdü, bazılarında ise gözlerimiz doldu.. belli ki birlikte iyi günler geçirmişlerdi, ancak her zamanki gibi polis baskısı, toplumun " genel ahlakı" bizim gibilerin karşısına yıkıcı bir güç olarak dikilmişti. Gösterinin sonunda kısa bir söyleşi yer aldı, ve Esmeray samimi bir şekilde neler anlattığını, neleri çıkarttığını paylaştı. Ülkemizdeki adaletin, hukuksuzluğun vardığı boyutu hiç unutmamıştık, ama tekrar üzerinden geçmiş olduk..
Resim
sonunda bloga yazabiliyorum! maalesef internetin yeni adrese taşınması 2 haftadan fazla sürdü.. bu ara programım çok belirli 7'de uyanıp hafif bir kahvaltı yapıyorum ve spora gidiyorum.sabah daha dinç olduğumdan spor daha zevkli geçiyor. sonrasında tabi ki dersler ve kendi çalışmalarıma kalıyor. yaz sonuna kadar yüksek lisans tezimin ilk kısmını bitirmeyi planlıyorum ki, daha sonra yeni bir alana geçeceğiz hocamla.. asıl iş belki de orada başlıyor. bu haftasonu ev arkadaşım memleketindeyken ben de partnerimi ağırladım. mutfakta hiç iddialı değilim ama pişirdiklerimi beğenmesi hoşuma gitti. Eva diye bir film seyrettik uyumadan, sonu hariç baya beğendiğim bir film oldu. bir süredir aklımda bazı şeyler vardı, kafamdakileri biraz tartıp partnerime ayrılmayı isteyip istemediğini sordum. aslında benim başvuracağım bir program var ve olursa avrupa'ya gideceğim. o bunun bu yaz olacağını düşünmüş, beni ayrılmamaya ikna ettikten iki gün sonra sohbet ederken söyledi bunu, ve belki...
taşınma işleri adamı yoruyormuş arkadaşlar.. henüz internetimiz açılmadığından ailemin evine gelmiş bulunuyorum haftasonu için, ama nedense hemen kendi evimi özledim. kısa sürede kendi açımdan bir düzen oturtturdum.. en güzel tarafı da eskiden metrobüse binmiş olacağım sürede eve gelmiş oluyor olmam. taşınalı bir hafta kadar oluyor, ev arkadaşımın ondan önce sevişmiş olmama takacağını bilseydim biraz daha beklerdim.. (kimi kandırıyorum tabi) :)  onun dışında yüksek lisans dersleri ile uğraşıyorum. daha az sınavım var ancak, ödevler ve projeler baya bir çalıştırıyor. bir yandan da kendi çalışmalarıma bakıyorum, hocama bir iki haftada bir yaptıklarımı sunuyorum. spora da devam ediyorum. kısaca hayatım düzenli şekilde ilerliyor.. yeni bir projem var; "ev arkadaşına kilo aldır".
Resim
geçen hafta evi tuttuğumuza göre bu hafta da taşınmaya karar verdik.. dün verdiğimiz temizlik mücadelemizden sonra bugün de eşyaları taşıyoruz. daha sabahtan ailemin evinde eşyaların kolilemesini bitirirken canım çıktı. akşama ne olur bilemiyorum. heh bu arada dün toplu taşımada buram buram domestos kokan benim ellerimdi.. yemeğe çıktığımızda ellerimi koklayıp  domestos kokusunu sperm kokusuna benzeten arkadaşa, ellerimi hiç domestosa sürmedim dediğimdeki ifadesi paha biçilemezdi.. :))
Resim
merhaba blog, haftasonu kuzenin nişanı için Manisa yollarındaydım, günü birlik gidip gelince ancak toparlayabildim kendimi tabi. ama güzel bir yolculuk oldu, her şey yolunda gitti.. tabi çoğu şeyde olduğu gibi bizimkiler sağlam güldürdü beni, hani dayımın isteme sırasında kızın adını unutması mı dersiniz, ananemin kıza kuzenin eski kız arkadaşının ismi ile hitap etmesi mi dersiniz.. ama aile olmanın özelliklerinden biri de birbirimizin açıklarını kapatmaktan geçiyor. dayımın durakladığı yerde küçük dayım devam ederek olayı topladı mesela. tam bir düet yaptılar. :) onun dışında ev arkadaşımla birlikte bir ev seçip tutabildik.. dün akşam kontratı yapıp anahtarları da aldık. :) hem okula, hem partnerime daha yakın olduğum bir yere taşınmak güzel olsa gerek. kendine bu ara sevgi böcüğü desem yeri.. mecidiyeköy'e taşınıyorum diye seviniyor. :) yani bu iki hafta ödevler, vizeler derken bir de taşınma olayım var. erken kalkıp manzarayı izlemeyi özleyeceğim gibi,   dün akşam gey ...