Kayıtlar

Resim
bugün küçük bir İstanbul turu yaptım kendimce. önce Kadıköy'e gidip kendime bir türk kahvesi ısmarladım.. hava gayet güzel olduğundan baya dolaştım, yürüdüm. hatta ara sokaklarda dolanırken bir köşeyi döndüm, insanlar sokağın ortasında cuma namazı kılıyormuş. hangi yöne sapsam bir an şaşırdım, panikledim.. daha sonra deniz yolu ile Kabataş'a geçtim. ohh deniz havasına doydum. Dolmabahçe'yi de özlemişim, martıları da öyle.. hava akımını yakalayıp süzülmelerine hayranım, Jonathan Livingstone'un da bu hayranlıkta etkisi azımsanamayacak ölçüde.. daha sonra Taksim'e çıktım, St.Antuan kilisesinde dinlenmeyi çok severim, içeride kendime ait hiçbir şey olmadığından dışa yabancılaşıp içe dönmeyi gayet seviyorum.. belki de şehrin kalbinin attığı bir yerde kısa ama güzel bir deneyim yaşadığımdan.. pazartesi günü tez savunmamı da hallettim, içimin rahat olduğu bir proje yaptığıma inanıyorum.. öğreneceklerimin varlığı beni mutlu ediyor.. okula verdiğimiz kopyaları hocalara ...
Resim
Finallerim bitsin döneceğim demiştim ve dün son final sınavıma girmiş olarak iç rahatlığıyla bloga yazabiliyorum.. blogları okumayı özlediğim kadar yazmayı da özledim cidden. geçtiğimiz haftasonu kendime mezuniyet için bir hediye almak istedim ve çok beğendiğim bir saat aldım. bugün not dökümüme bakarken geçtiğimiz 4 buçuk senenin özetini okumak çok zor değildi benim için; ilk sene ilk erkek arkadaşımdan ayrıldığım, eşcinsel yönümle barışamayıp bunalıma girdiğim sene.. insanın kendinden nefret etmesi gerçekten hayatı güçleştiriyor. 2.sınıfın sonlarına doğru tam biraz toparladım derken annemlerin tekrar denemeye karar vermesi, benim kabullenmeyip sessizce eşyalarımı alıp evden gitmem. hepsi gayet etkilemiş.. 3. ve 4.sınıfta yakın arkadaşlarımın hepsine açılmam, biseksüelliğimi daha iyi tanımam, aileme açılmam, çok arada kalıp yıprandığım bir boşanma ile ebeveynlerimin tamamen yollarını ayırması..  öğrendiğim bir şey varsa sancılar olmadan yeni bir sen doğmuyor. ............
Resim
finaller bitsin döneceğim..
Resim
Resim
  Yukarıdaki fotoğraf haftasonumun nasıl geçtiği üzerine iyi bir özet oluşturuyor.. ayın 2'sine teslim edilecek bir tezim var, maalesef aynı güne de denk gelen final sınavım ve proje teslimim de var.. öyle güzel bir akademik takvim hazırlamışlar ki yılbaşında eğlenmek adına pek bir şey yapamayacağım. sadece yeni yıldan bir saat önce ara vermek için partnerime söz verdim.. ama tüm bunlar bitsin arkadaşlarla soluğu shot barda alacağız.  burada olmak vardı bir de...
Resim
Sevgili Santa Claus, 2 yıl önce senden bir Lady Gaga bebeği getirmeni istedim, ve sen bana beyzbol topu getirdin. Geçen sene ise senden yine Lady Gaga bebeği istedim, ve sen bana bir beyzbol sopası getirdin. Bu yıl, tekrar senden Lady Gaga bebeği istiyorum. Eğer bu yıl da ağacın altında beyzbol ile alakalı herhangi bir halt görürsem, senin gibi bir kendini bilmez ren geyiği ...cinin peşine düşüp bacaklarını kırmaktan başka bir çarem kalmıyor. Kapiş? Evine beni getirttirme. Mutlu noeller! Sevgiyle, Tommy facebook'ta görüp baya güldüğüm bir mektubu paylaşmak istedim. gerçek olmadığını düşünüyorum ama yine de gayet komikti. :)
 Aşk ve Diğer Felaketler filminde çok sevdiğim bir kısım var: Peter: Jacks, have you ever thought this whole ‘ True Love ’ thing might be a conspiracy? Jacks: A conspiracy? Peter: Yeah, a capitalist conspiracy. A lie concocted by the Film, Publishing and Music industries. All pushing this thing, this concept that doesn’t even exist! Jacks: True love doesn’t exist? Peter: Well, think about it. Where is it besides songs, books and films? I mean who can honestly say ‘ I will always love you ’? Jacks: Whitney Houston? Peter: Yeah, when she’s high on crack. The point is everyone’s miserable because they’re looking for this nonexistent thing, or else they’re miserable because they think they’ve settled for less. Jacks: If true love is not real, then we are screwed. Because we have been fed with the love illusion since we dig for books, movies and songs. On the other hand, it might not be the only thing that is concocted by the Film, Publishing and Music. After all, we are no...