23 Şubat 2012 Perşembe

2 sene önce falan hayatımda bir temizliğe giriştim, facebook profilimden görüşmek istemediğim insanları sildim, telefonumu değiştirdim, mail adreslerimi de değiştirdim. bir baktım 15-20 kişi kaldı hayatımda.. inanılmaz bir rahatlamaydı. o kadar boş insan vardı ki etrafımda, bildiğin yorucu oluyorlardı. sonra blog açtım. zaten okulda da yanında tamamen rahat ettiğim bir elin parmağından az kişi vardı.

herkesin hayatında yaralar var, yaşadığı acılar var.. ama yaşam acıya sebep oluyor..acılardan kurtulmanın yolunu keşfedeli bir süre oluyor. ben dostlarım-kardeşlerimle aramdaki tüm duvarları kaldırdım. bir baktım onlarda aynısını yapmaya başladı.söyledikleri bir şey var, grubu birlikte tutan kişiymişim ben.. ama şimdi aile olduk, bana ihtiyaçları yok bunun için. yurt dışında bir üniversiteye kabul edildiğimde içim rahat bir şekilde çantamı toplayabileceğim o yüzden..

benim için nefes almayı engelleyen çok az şey var artık. şuan en büyük hayalim Dünya'da gezebildiğim kadar yer gezmek..(Bir Tıpçının Ağlama Duvarı'nı açtım, şarkı listesini dinliyorum şuan. bu kız çok zevkli arkadaşlar.) içimde kocaman tutkusuyla bir gezgin var aslında, o yüzden sabit kalınca mutsuz oluyorum.ancak o zaman yazdığım kitabımı da bitirebileceğim..

.............................
Maya Angelou'yu sever misiniz? Benim için çok fazla anlamı var bu kadının, bir tanesi de "Gökkuşağına yeni anlamlar katan kadın"..

“When it looked like the sun wasn't going to shine any more, there's a rainbow in the clouds.”
~ Maya Angelou

“God puts rainbows in the clouds so that each of us- in the dreariest and most dreaded moments- can see a possibility of hope.”
~ Maya Angelou


“Be a rainbow in someone else's cloud.”
~ Maya Angelou, Letter to My Daughter

6 yorum :

Dr.eamer dedi ki...

hey teşekkürler!

o listeyi ben de seviyorum,daha neler var eklenmelik ama ah şu telif hakları..

şimdi eve varmak üzereyim ve yol boyunca ben de 'yollarda' olmanın anlamını sorguladım hayatımda,buldugum boş slaytlara da sıkıştıkış yazdım bi şeyler bakalım belki eklerim;)

git gidebildiğin yere kadar haplo,backpacking en çok sana yakışıyo,en çok da bu fotografını seviyorum,kıskanıp bi benzerinden çekinmiştim hatta ben de:p

Haplo dedi ki...

eklersin inşallah, feci merak ediyorum neler yazdın. :) ben şuan yine ortası çökmüş sandalyemde oturup bir sayısal sistem üzerinde çalışıyorum. ama içim bir yolculukta gibi.. ehh ben de kıskanıp kendi masamın resmini çekmiştim. now we are even ? :D sırt çantam olmadan kendimi bir nevi çıplak hissediyorum, alıştık yahu birbirimize onla. =D

Dr.eamer dedi ki...

heh heh benimki de evladiyelik lise1'den beri yapıştı kaldı sırtımda,bakalım belki sınırları da aşarız onunla kim bilir o yüzden yarın için wish me luck;)

p.s. "be a rainbow in someone else's cloud" bu sözü çok sevdim,birisi için gökkuşağı olamasam bile canlı kanlı tek bir renk olmak isterdim..

izmirdeki o gay dedi ki...

Be a rainbow in someone else's cloud... bu lafa hasta kaldim

Haplo dedi ki...

:)) aynen. üzerinde düşündürdü çok bu laf..

bi'adam :) dedi ki...

gerçekten hoşuma gitti bu laflar... paylaştıınız için teşekkürler :)