28 Temmuz 2012 Cumartesi


bu resme bakarken benim kadar huzur buluyor musunuz? 
öldürmek değil yaşam vermek takdir edilecek bir meziyettir..

23 Temmuz 2012 Pazartesi

Bu şarkı iki dakikada beni acaip mutlu etmeyi başarıyor...

22 Temmuz 2012 Pazar

bugünlerim staj ve iş aramakla geçiyor aslında.. 1 aya kadar bazı şeyler düzene girse çok mutlu olacağım, çünkü alıştığım yoğun çalışma temposunu özlemeye başladım. önümde spesifik hedefler olunca onlara bakıp çok daha kolay motive olabiliyorum..

bugün en yakın arkadaşlarımla birlikte iftardaydım. her ne kadar müslüman olmasam da dün akşam arkadaşımla sahur yapıp mümkün olduğunca iftara kadar bekledim. sonunda türk kahvesi ile güzel bir keyif yaptık.  nisan gibi bir Avrupa seyahati planımız var..

cuma günü de Patrick, sevgilisi ve bir arkadaşları ile Taksim'deydim, benim sevdiğim bir kafeye gittik. beğendiler mekanı.. sevgilisi ile çok yakışmışlar ve çok tatlılar.. (burada Haplo tahtaya vurur.. :P ) ama bence daha konuşkan olmaları gerekiyor. :))

dün geceyi sevdiceğimle birlikte geçiremedik, çünkü yemeğe kuzenlerim geldi.. şansıma o da mesaiye kaldığından eve gece yarısına yakın döndü.. o yüzden zaten zamanlama pek uymayacaktı bize. açığı biraz uzun telefon görüşmeleri ile kapıyoruz şu sıralar.. yakında bir seneyi dolduracağız.. düşünüyorum da ilişkimiz hakkında memnun olmadığım tek bir şey yok.. değiştirmek istediğim bir şey de yok şu aralar.. zaten büyük aşkların insanı olmadım pek ben.. ama kendisine tam açıklayamadığım bir sevgi saygı ve şefkat duyuyorum. bu ilk ikisi diğer ilişkilerimde de oldu, ancak şefkat duymak çok daha ilginç bir şey..

21 Temmuz 2012 Cumartesi

Eski bloguma nazaran bu bloguma mutsuzluklarımdan çok mutlu olduğum anları yazmaya çalışıyorum.. çünkü hiçbir şey başlı başına var olmuyor, her şey birbiri ile bağlantılı. Buddha'dan çok sevdiğim bir alıntı yapmak istedim bu akşam:

"Binlerce mum tek başına bir mum ile yakılabilir, ve o mumun ömrü kısalmış olmaz. Mutlulukta paylaşılarak hiçbir zaman azalmaz."

Sevgiler.

17 Temmuz 2012 Salı

beğendiğim kadınlar neredeyse hep benden daha başarılılar.. bundan daha başarılı olamamın sebebi ise genelde erkekler.. anlıyorsun ki kimseye kafa yormaya değmiyor..

11 Temmuz 2012 Çarşamba

dün görsel romanım için yeni bir karakterin çizimine başladım. içimde yaratıcı bir kıpırtı var, anlatamam. :)

biraz daha ilerlemeden paylaşmak istemedim ama..

bir de bugünlerde Garden of Sinners adlı bir anime izliyorum.. ana karakter Shiki adlı bir kız. ailesi özellikle iki farklı kişiliğe sahip olmasına yol açarak büyütmüş. bir kişiliği erkeksiyken diğeri daha feminen.. erkeksi kişiliği başlarda daha çok ağır basıyor, öldürmekten zevk alan bir psikopat.. feminen kişiliği ise her gün diğeri tarafından öldürülüyor. erkeksi yanı ile aynı fikirleri paylaşırsa ortaya çıkabiliyor.. bir trafik kazasından sonra 2 yıl boyunca komada kalıyor, uyandığında erkeksi yanının o kazada ölmüş olduğunu fark ediyor. bu boşluğu da kalınlaştırdığı sesi ile doldurmaya çalışıyor.. bir de bu komadan uyandığında ölümü gören gözlere sahip olmuş oluyor..

müziklerine bayıldım diyebilirim..

9 Temmuz 2012 Pazartesi

 Güzel bir haftasonu geçirdim.. kuzenlerle birlikte kendimizi Uludağ'da bulduk.. cumartesi sabah feribotla Bursa'ya geçtik, tabi kuzenler benimle birlikte olunca Bursa'daki arkadaşlarımın hiçbirini görmeyi başarmadım gitmişken. yine de ilk günün çoğu şehirde geçti, akşama doğruysa arabayla dağa doğru yol aldık. cumartesi gecesi rakı muhabbeti ile noktalandı. şöyle diyeyim rakı içmeyi özlemişim. zaten yazın bu vaktinde montla üşümek güzel bir değişiklik oldu.. cidden soğuktu yahu..

pazar sabahı zirveye tırmanacaktık ancak hava yüzünden pek bir şey göremeyecektik.. biz de daha yakın bir parkur seçtik.. çektiğimiz bir sürü fotoğraftan bir kaçını burada paylaşmak istedim.

bu fotoğraftaki işaret düz ilerleyin demek oluyor. :)
 yürüdükçe vücudum ısındı, o yüzden montumu belime bağladım :)
patika üzerinde her geçen grup üzerine bir taş koyuyor.
 ağaçların çok sıklaştığı alanlar olduğu gibi, rahat yürünebilecek kısımlarda var..
ehh fırsat varken ata da binmedim değil. ama benden beyaz atlı prens falan olmaz.. gerekte yok. :)

sonuç olarak dün gece sabaha karşı eve geldim, o yüzden bugünü yatarak geçiriyorum desem yeridir. yarın tekrar staja devam.. bir de o'nu çok özledim.. özellikle dağ yolunda arabada bir gey çift vardı, biri arabayı kullanırken diğeri onu yanağından öpüyordu. :) hoş bir görüntüydü kısaca.. o an cidden özlediğimi fark ettim.. Eylül-Ekim gibi bir zirve yapacağız.. oradaki hatıra defterine bir şeyler yazmak istiyorum..

6 Temmuz 2012 Cuma

şu an Uludağ'a gitmek için evden çıkmak üzereyim.. güzel bir doğa yürüyüşü beni bekliyor olacak.. :)

 
şarkının bu versiyonunu hiç dinlememiştim.. gerçekten çok hoşuma gitti.. çok huzurlu..

4 Temmuz 2012 Çarşamba


 bu yılda Onur Haftası yürüyüşü geride kaldı.. benim açımdan gayet güzel geçti, bir kere kafamıza baya bir su  atıldı ve ıslandık. arkamızdan yuh'layanlar da oldu.. insanların cehaletine, hak aramanın ne demek olduğunu bilmemelerine, yılın en eğlenceli eyleminin tadını çıkaramamalarına yeniden şaşırdım. LGBTQA hakları insan haklarıdır.. ancak insan haklarına verilen önem bariz ortada.. evet demokrasi var, ancak belli bir çoğunluğun içindeyseniz demokrasiye dahil oluyorsunuz. yine de çoğunluktan olmadığıma sevindim bu pazar genellikle olduğu gibi, toplumun kalabalık kesimi pek düşünmüyor ne de olsa.. ben varım demenin gururuna varan, onurunu paylaşan tüm blogger arkadaşlarıma teşekkür ederim. sen yoksan bir eksiğiz...
 elimde bu yazı ile yürüdüm :)
benim çocuğum biseksüel yazısı ile bir resim çekilemedim adam gibi :/